Son elli yılın deneyimleri, o yılların eğitim süzgecinden geçişimiz ve Anadolu’yu defalarca kat etmiş olmanın biriktirdiği gözlemlerle, antik dönemden bugüne uzanan ritüellerin toplumsal ve tarihsel nedenleri üzerine giderek daha fazla düşünüyorum. II. Mursili’nin veba dualarından 21. yüzyılın dijital vekâlet uygulamalarına kadar uzanan kurban ritüeli, insanlığın kutsalla kurduğu ilişkinin değişen ama tamamen kopmayan biçimlerini göstermesi bakımından dikkat çekici bir örnek sunuyor. Peki, II. Mursili’den bugüne kurban, gerçekten inancın değişmeyen bir unsuru olarak mı kaldı; yoksa çağların ihtiyaçlarına uyum sağlayarak yalnızca biçim mi değiştirdi?
MÖ 14. yüzyılda Hitit coğrafyası ağır bir salgınla mücadele ederken, Kral II. Mursili tanrılara hitaben bugün “Veba Duaları” (CTH 378) olarak bilinen metinleri kaleme aldırıyordu. Bu dualarda dikkat çeken unsur yalnızca dinsel yakarış değildir; aynı zamanda tanrılar ile insanlar arasında karşılıklı sorumluluk anlayışına dayanan bir ilişki tasavvurunun görülmesidir. Mursili’nin söylemi, dönemin siyasal-dinsel dünyasında kurbanın yalnızca manevi değil, aynı zamanda kamusal ve düzenleyici bir işlev taşıdığını göstermektedir.
Antik Yakındoğu toplumlarında kurban, çoğu zaman ibadet, toplumsal aidiyet, siyasal meşruiyet ve ekonomik paylaşım mekanizmalarının kesişim noktasında yer alıyordu. Bu yönüyle kurban, yalnızca bireysel inancın değil, kolektif düzenin de bir parçasıydı.
Aradan geçen yaklaşık 3400 yıl boyunca insanlığın dini anlayışı önemli dönüşümler geçirdi. Çok tanrılı geleneklerden tek tanrılı sistemlere uzanan bu süreçte kurban pratiği de biçim değiştirdi; ancak tamamen ortadan kalkmadı. Bunun yerine farklı toplumsal koşullara uyum sağlayarak yeni formlar kazandı.
Bugün Türkiye’de vekâlet yoluyla kurban uygulaması, bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biridir. Kişi kurban ibadetini doğrudan yerine getirmek yerine, yetkili kurumlara vekâlet vererek süreci organize edilmiş bir hizmet modeli üzerinden gerçekleştirebilmektedir. Özellikle dijital platformlar aracılığıyla yürütülen bu sistem, modern şehir yaşamının hızına ve iş bölümüne uyum sağlayan bir uygulama niteliği taşımaktadır.
Bu durum, kurbanın yalnızca dini bir ritüel değil; aynı zamanda lojistik, hayvancılık, dağıtım, yardım organizasyonu ve finansal planlama boyutları bulunan geniş ölçekli bir toplumsal-ekonomik faaliyet olduğunu da göstermektedir.
Öte yandan modern kent yaşamı, insanın hayvanla ve üretim süreçleriyle doğrudan ilişkisini önemli ölçüde azaltmıştır. Birçok insan için et tüketimi ile hayvanın yaşam döngüsü arasındaki bağ görünmez hale gelirken, kurban ritüeli bu ilişkinin görünürleştiği sınırlı alanlardan biri olmaya devam etmektedir. Bu dönüşüm süreci, aynı zamanda modern organizasyon modelleri içinde hayvanın yaşayan bir varlık olarak etik konumu ile kurban uygulamasının giderek kurumsallaşan ve lojistikleşen yapısı arasında yeni tartışma alanları doğurmaktadır. Bu nedenle kurban üzerine tartışmalar yalnızca dini değil; etik, ekonomik, kültürel ve sosyolojik boyutlar da taşımaktadır.
Burada temel soru şudur: Modern dünyada kurbanın anlamı nasıl yeniden tanımlanmaktadır? Kurban, bireyin manevi sorumluluk duygusunun ifadesi midir; toplumsal dayanışmanın aracı mıdır; yoksa modern organizasyon yapıları içinde kurumsallaşmış bir hizmet pratiğine mi dönüşmektedir?
Muhtemelen yanıt, bunların yalnızca birinde değil, hepsinin belirli ölçülerde bir arada bulunmasındadır.
II.Mursili’nin salgın çağındaki yakarışlarıyla günümüzün dijital vekâlet sistemleri arasında doğrudan bir süreklilik kurmak mümkün olmayabilir; ancak her iki örnek de insanlığın kriz, sorumluluk, aidiyet ve kutsal olanla ilişki kurma biçimlerini anlamak açısından dikkat çekici bir karşılaştırma alanı sunmaktadır.
Mürşidin DEMİRCAN Eğitmen, Turist Rehberi
-/-
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
“Mursili’den Dijital Vekâlete: Kurbanın 3400 Yıllık Toplumsal ve Ekonomik Dönüşümü” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Mürşidin Demircan’a aittir ve makale, yazarı tarafından (http://www.mursidindemircan.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
Kaynakça
Alparslan,M.(2006). II. Murşili Ve Dönemi. İstanbul.
Kahraman,B. (2021). Hitit Panteonunun Tarihsel Gelişimi: Kültürleşme Ve Senkretizm. İstanbul.
Diyanet Basın Merkezi. 2026 Yılı Vekâlet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu ve Bedelleri.