Kocain Mağarası

Giriş

Türkiye’de ilk mağara çalışması, 1869-1870 yıllarında jeolog Abdullah Bey tarafından kısmen incelenen ve sonuçları yayınlanmış olan Yarımburgaz Mağarası ile ilgili olan çalışmadır. Bu çalışmayı, İtalyan arkeolog Moretti tarafından 1919 yılında incelenen Kocain Mağarası ve 1927’de Hovasser tarafından Yarımburgaz Mağarasındaki hayvanların incelendiği çalışma[1] takip etmiş, 1944’de Alagöz, 1955’de Aygen bu çalışmaları devam ettirmiştir. Günümüze de çeşitli kurum, kuruluş, dernek ve kulüpler tarafından çeşitli araştırmalar yapılmaktadır. MTA Mağara Araştırmaları Ekibi 1980’lerden itibaren Türkiye Mağaraları Kadastrosu çalışmalarını sürdürmektedir[2]. Mağaralar, jeolojik, prehistorik, paleontolojik, antropolojik, coğrafik, speleolojik ve arkeolojik açıdan araştırılırken, zoocoğrafya, ekoloji, evrim, vs. amaçlar doğrultusunda da incelenmektedir[3].

Mağaralar ilk olarak Avrupa’da 17 nci yüzyıl itibariyle ibadet amacıyla ziyaret edilmeye başlanmış, bu ziyaretler zamanla turistik amaçlı bir hale dönüşmüştür. Günümüzde mağara ziyaretleri turizm sektöründe önemli bir seviyeye ulaşmıştır[4]. Dünya’da mağara turizminin gelişmesine bağlı olarak 1950 yılında Türkiye’de ilk olarak Alanya Damlataşı Mağarası[5], 1966 yılında da Burdur’un İnsuyu Mağarası turizme açılmış ve böylece Antalya yöresindeki diğer mağaralar da turistlerin ilgisini çekmeye başlamıştır.

Antalya ilinde karstik yapıdaki alanların geniş yer kaplamasından dolayı mağaralar fazladır[6]. İl sınırlarında yaklaşık 500 tane mağara bulunmaktadır[7]. Bunlardan en bilinenleri Karain Mağarası, Dim Mağarası, Damlataş Mağarası, Altınbeşik Mağarası, Zeytintaşı Mağarası, Tilkiler Mağarası, Aşıklar Mağarası, Korsanlar Mağarası, Kocain Mağarası, Konakaltı Mağarası, Sırtlanini Mağarası, Beldibi Mağarası, Aslanlı Mağarası, Peynirdeliği Mağarası, Gök Mağarası, Suluin Mağarası ve Mavi Mağara’dır. Antalya şehir merkezinin kuzeyinde yer alan Karain Mağarası, insanoğlunun ilk yerleşmiş olduğu mağaralarından biridir[8]. Bu mağaraların bazıları turizme açıktır, bazıları ise halen turizme açılmayı beklemektedir.

Karain, Damlataş, Dim, Beldibi, Altınbeşik ve Kocain mağaraları en önemli mağaralardan olup, Kocain Mağarası sarkıt, dikit ve mağara içi güzellikleri ile turistlerin ilgisine mazhar olabilecek niteliklere sahiptir[9]. Kocain mağarası, mağara turizmi için tercih edilen bir bölgedir[10]. Turizme henüz açılmamış ise de turistler ve yerel halk tarafından bilinen ve sık ziyaret edilen bir mağaradır[11].

Tarihi dönemler içerisindeki değişimlerden en az etkilenen ve dolayısıyla da korunaklı oluşumlar olan mağaralar, mağara turizmi ve sporları ile sağlık turizmi bakımından da değerlendirilebilir.

Kocain Mağarası ve Çevresi

Geçmişte kent dışında kalan birçok doğal ve kültürel varlık, nüfus artışı, göç ve benzeri etkenlere bağlı kentleşme hareketleri sonucunda, günümüzde kent merkezlerinde yer almaktadır. Çalışmalarda, Antalya kenti sınırları içerisinde onbir adet doğal ve arkeolojik sit bulunduğu aktarılmaktadır[12] (Bkz.Tablo – 1). Bu mağaralardan on tanesi Döşemealtı İlçesi sınırlarında bir tanesi de Kepez İlçesi sınırlarında yer almaktadır.

Tablo 1 – Antalya Kent Merkezinde Doğal Ve Arkeolojik Sit Statüsündeki Mağaralar

S.No

Alan Adı İlan Yılı Derece

Konumu

1

Harunini Mağarası 18.12.1990/983

I

Döşemealtı, Yağca mahallesi

2

Kızılin Mağarası 18.12.1990/983

I

Döşemealtı, Yağca mahallesi

3

Öküzini Mağarası 18.12.1990/983

I

Döşemealtı, Yağca mahallesi

4

Koyunini Mağarası 18.12.1990/983

I

Döşemealtı, Yağca mahallesi

5

Mustanini Mağarası 18.12.1990/983

I

Döşemealtı, Yağca mahallesi

6

Macarini Mağarası 18.12.1990/983

I

Döşemealtı, Yağca mahallesi

7

Karain Mağarası 18.12.1990/983

I

Döşemealtı, Yağca mahallesi

8

Çarkini Mağarası 18.12.1990/983

I

Döşemealtı, Yağca mahallesi

9

Suluin Mağarası 18.12.1990/983

I

Döşemealtı, Yağca mahallesi

10

Kocain Mağarası 31.01.1996/2841

I

Döşemealtı, Ahırtaş mahallesi
11 Varsak Obruğu 30.11.1998/4023

I

Kepez, Karşıyaka mahallesi

Çeşitli çalışmalarda Antalya kent sınırları içerisinde dört adet mağaradan daha bahsedilmekte ise de bu mağaraların sit alanı olup olmadığı ile ilgili bilgiye rastlanmamıştır. (Bkz.Tablo 2).

 

Tablo 2 – Antalya Kent Merkezindeki Diğer Mağaralar

S.No

Alan Adı

Konumu

1

Küçükdipsiz Mağarası[13] Konyaaltı, Alakaya Tepesi’nin (661m.) güney yamacında.

2

Papazyakası Mağarası[14] Konyaaltı, Antalya Şehir Kulübü’nün arka bahçesinde.

3

Büyük Dipsiz Mağarası[15] Konyaaltı, Alakaya Tepenin güney yamacında.

4

Derya Mağarası[16] Muratpaşa, Atatürk Parkı içinde yer alır.

 

Kocain Mağarasının Bulunduğu Yer

Kocain Mağarası Antalya’nın kuzeyinde olup, kent merkezine 56 km uzaklıktaki İndağ Dağında (1171 m), deniz seviyesinden 788 metre yüksekliktedir. Alana, Antalya – Burdur asfalt yolun 30 km’sinden kuzey istikametine Selimiye – Karataş – Ilıca – Karaveliler – Ekşili – Camili – Killik ve Ahırtaş mahallelerine sapılan yoldan gidilmektedir. 

Kaynak: MD, 31.01.2016-09:42 Güzergah Tabelaları

Bu yol 20 km kadar takip edildiğinde mağaraya ulaşılır. Killik mahallesi Çakırlar mevki ayrımından sapılan yeni yolun belli bir bölümü asfalt ise de yolun tırmanma bölümü  stabilize olup, bu yoldan araçlarla mağara önüne kadar gidilmektedir. Bölgeye ulaşıldığında, “Kocain Mağarası Tabiat Anıtı” ibareli isim tabelası ile karşılaşılır.

Kaynak: MD,31.01.2016-10:58 Karain Mağarası Tabiat Alanı

Alana varıldığında mağaradan hemen önce, İngilizce dilinde tanıtım tabelası bulunmakta ise de saçmalar ile delik deşik edilip yamultulmuş vaziyettedir.

Kaynak: MD, 31.01.2016-10:59 İngilizce dilindeki tanıtım tabelası 

Kocain Mağarasında Yapılan Çalışmalar

İlk kez 1919 yılında keşfi gerçekleşen bu mağaradaki arkeolojik araştırmalar, 1946 yılından sonra çeşitli dönemlerde Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Prehistorya bölümünden Prof. Dr. İ. Kılıç Kökten tarafından yapılmış olup, speleollojik yönden ilk araştırması ise 1972 yılında Dr. Temuçin Aygen ekibi ve Fransız mağaracılar tarafından gerçekleştirilmiştir. 

Kocain Mağarasının Fiziki Durumu

Kocain Mağarası kretase yaşlı (ikinci zaman) kalkerler içinde bulunmakla, bir çöküntü neticesinde meydana gelmiştir. Yaklaşık 37.000 m2′lik taban alanı ile Türkiye’nin en geniş, dünyanın en büyük yeraltı boşluklarından biri olan bu mağaranın giriş ağzı yaklaşık 20 m yüksekliğindedir.

Kaynak:MD,31.01.2016-11:05 Karain Mağarası girişi ve ziyaretçiler.

Kocain Mağarası ana hatları ile iç içe meydana gelmiş iki salon ve iki boşluğu ayıran dev dikitlerden oluşur. Geniş giriş bölümü ile Türkiye’nin en geniş mağara girişine ve tek parça olarak en büyük galerisine sahip bir mağara olarak kabul edilir Kocain[17]İlk bölümün genişliği 35×70 m, tavan yüksekliği yer yer 80 m, toplam uzunluğu 633 m, derinliği ise 74 m’dir. Bu ilk bölümün 400 m’si güneş ışığıyla aydınlanır. Girişten 125 m içeride dört bölmeli, Roma döneminden kalma bir sarnıç yer alır.

Kaynak:MD,31.01.2016-11:10 Karain Mağarası ilk salonda doğal kayaya oyulmuş havuz tipi sarnıç.

Araştırmacılara göre bu mağara prehistorik dönemden Bizans dönemine kadar yaşam alanı olarak kullanılmıştır. Mağaranın iskanın Hristiyanlığın başladığı yıllarda önem kazandığı, bu alanda bulunan eski Grekçe yazı ve sıvalı sarnıçlardan anlaşılmaktadır. Giriş ağzının hemen solunda dikdörtgen biçimde sunak taşının yanından mağara boşluğuna inmeden, mağaranın sol tarafından 50 m kadar ilerlendiğinde ana kaya üzerine yazılmış bu Grekçe yazıların ilk incelemesi 1919 yılında Guiseppe Moretti tarafından okunup tercüme edilmiştir. Mağaranın duvarlarında Moretti’nin 1919 yılında okuduğu 29 yazıtın bir bölümü bugün okunamaz haldedir. Moretti’ye göre İrenekoslar Kocain Mağarasında bir nevi kutsal seremoniler düzenlemişlerdir. Bölge arkeolojisine ışık tutan bu yazıtlardan, Kocain Mağarasının erken Hristiyanlık döneminde dinsel işlevinin de olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer bir kanıt ta mağaranın sağ tarafındaki sıvalı, dört gözlü su sarnıçlarıdır. Aygen de, mağaranın sol kıyısındaki ana kaya üzerine yazılan yazılardan başka, mağara içine doğru inen hafif meyilli ve irili ufaklı parça, kalker ve traverten blokları arasında düzgün kesilmiş, dikdörtgen bir kalker bloğu üzerinde yazıt  bulunduğunu belgelemiştir.   

Mağaranın, girişe göre tabanı daha engebeli olan son bölümünde, ilgi çekici boyutlarda pek çok doğal oluşum bulunmaktadır. Mağaranın içinde belirli iki yön bulunmakla, iki salon halinde güney batı yönde 200 m’den sonra 3-4 dev dikitin bulunduğu yerden güneye doğru devam etmektedir. Bunların en ilginci 4 m çapında ve 35 m yüksekliğindeki silindir biçimli sütundur. Dikitlerin bulunduğu yerden 40 m yüksekliğindeki en yüksek dikitin bulunduğu yere giderken beyaz oluşumlar ile birkaç yerde yerden yükselen dikit kaideleri (oluşum halindeki dikit) yer almış olup, Aygen’e göre bu durum Kocain Mağarasının henüz tam anlamıyla fosil durumuna geçmediğini göstermektedir. En yüksek dikitin bulunduğu yerde mağara tavanı en az 45 m yükseklikte, dikitin boyu ise 40 m kadar olduğu tahmin edilmiştir. Dikitin yarı çapı 10 m az değildir. En büyük dikitin bulunduğu yerden sonra mağara kuzeydoğuya doğru devamlı iniş halindedir. En uç kısımda en derin yeri 91 m’yi bulmaktadır. 

Kaynak:MD,31.01.2016-11:27 Kocain Mağarası içindeki ilginç oluşumlar.

Doğal sütunları, dev sarkıt ve dikitleri ve kar beyazı oluşumları ile dikkati çeken bu mağara için, yürütülen Kocain Mağarasının (Antalya) Ekosistem Yaklaşımıyla Araştırılması Projesi, 2012 Alan Tescil Çalışmaları ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü arkeolojik ve doğal sit alanı tespit çalışmalarında, Türkiye’nin en uzun sütunlarının (> 45 m) Kocain Mağarasında olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde Kocain Mağarasının tabiat anıtı olarak tescili gündeme gelmiş[18] ve 2013 yılında, mağara ve bulunduğu alanda 608,06 dekar “Antalya Kocain Mağarası Tabiat Anıtı”  olarak tescil ve ilan edilmiştir[19].

Oldukça büyüleyici ve kasvetli bir havaya sahip olan Kocain Mağarası çevresinde yetkili ya da görevli kimse bulunmamaktadır. Etraftaki bira şişeleri ve çöplerin yanı sıra öylece bırakılan küller de göze çarpmaktadır[20].

Kocain Mağarasının Flora ve Faunası

Yerel halk kış aylarında bu mağarada yarasa gördüklerini belirtmekte ise de, çalışma sonuçlarına göre Kocain Mağarası’nda herhangi bir yarasa kolonisine rastlanmamıştır[21]. Mağara omurgasızları literatürünün gözden geçirilerek rapor edildiği Türk Biyospeleolojisinin tarihi gelişimi ile ilgili bir çalışmada, Kocain Mağarasında, böcek, solucan ve kırkayak olarak bildiğimiz, Eiseniella Tetraedra[22], Neobisium (Blothrus) hians[23], Melaphe castianeira[24], Lithobius agilis agilis[25], Laemostenus (Antisphodrus) patrizii[26], Sbordoniella indagi[27] türünden, bir başka çalışmada ise cırcır olarak bilinen Dolichopoda sbordonii[28] türünden omurgasızların varlığından bahsedilmiştir.

Ahırtaş mahallesi sınırlarında yapılmış bir başka araştırmada, Kocain Mağarası çevresinde yaklaşık 700 m rakımda, Calamintha nepetoides cinsinden dağ nanesinin doğal olarak yetiştiği tespit edilmiştir[29].

Kaynak: MD, 31.01.2016-10:48 – Karain Mağarası Tabiat Alanı makilik.

Kocain Mağarasının bulunduğu alan daha çok makilik olup, hemen hemen her yerde zeytin ağacı yer almakta, keçi ile koyun sürülerine de rastlanmaktadır.

Sonuç ve Öneriler

Hızlı kentleşme nedeniyle doğal sitler kent dokusu içinde sıkışıp kalmakta ve kentsel gelişmelerden etkilenmekte, turizm gelişmeleri de doğal sitler üzerinde olumsuz etkilere neden olabilmektedir.

Mağaralardaki içyapıya, arkeolojik varlıklara ve çevresindeki bitki örtüsü ile canlılara verilebilecek zararlar ve izinsiz avlanma gibi faaliyetlerin önlenebilmesi gerekmekte ise de, Kocain Mağarası çevresinde gözlendiği gibi, çevredeki diğer mağaraların da kaçak kazılar veya hayvan ağılı olarak kullanılmasına bağlı sebeplerle korunamadığı çeşitli araştırmalar tarafından aktarılmaktadır.

Antalya kenti çevresindeki doğal ve arkeolojik sitlerden olan Varsak Obruğu örneğinde gözlendiği üzere, gelecekte Kocain Mağarasında da çevre kullanımlardan kaynaklanan baskılar ve çöp sorunu ile karşılaşılmaması için; Kocain Mağarası mutlaka denetim altında tutulmalı ve doğa koruma olgusu içinde etkin bir şekilde korunabilmelidir.

Korumanın sağlanabilmesi için, kent halkının doğal sitlere yönelik bilgi düzeyi arttırılmalı. Kentin hemşehrilerine, bölgedeki sit alanları isimleri ile anlatılabilmeli ve bu mağaralar tanıtılmalıdır.

 

-/-

 

KAYNAKÇA

[1] Doğaner, S. (2001). Türkiye Turizm Coğrafyası. Çantay Kitabevi, İstanbul, s.173
[2] Ertek, A. T. (1989). Sofular Mağarası (Şile-İstanbul). Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Coğrafya Bilim ve Uygulama Kolu Coğrafya Araştırmaları Dergisi, Ankara, C: 1, S.1,s.143.
[3] Doğaner (2001), s.171.
[4] Güner, Y., Şaroğlu F. ve Durukal, S. (2005). Türkiye’de Mağara Turizmi ve Dim Mağarası Örneği. Ulusal Mağara Günleri Sempozyumu, (24-26 Haziran 2005) Beyşehir –Konya, s.205.
[5] Zaman,M., Şahin, İ.F. ve Birinci, S. (2011). Çal Mağarası (Düzköy-Trabzon) ve Çevresinin Ekoturizm Potansiyeli Açısından Önemi. Doğu Coğrafya Dergisi – 26,s.5.
[6] Kervankıran,İ.ve Bulut, E.(2015). Antalya İli Turizminin Gelişimini Ve Etkilerini Yerel Halk Nasıl Değerlendirmektedir. Turk Coğrafya Dergisi 65, s.35-45
[7] Kılınç, N. (2010). Antalya Yöresi Yörük Fıkraları Üzerine Bir Araştırma. Yüksek Lisans Tezi. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Isparta,s.4.
[8] Ortaçeşme, V. ve Atik, M. (2012).  Urban and Regional Landscapes in Antalya. Le: Notre Landscape Forum 18th – 21st April 2012 – Antalya, Turkey, p.6.
[9] Ongun,U. (2004). Krizlerin Antalya Turizmine Etkileri. Yüksek Lisans Tezi. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Ana Bilim Dalı. Isparta, s.97.
[10] Sayın, C., Mencet, M. N. ve Taşçıoğlu, Y. (2010). Bölgesel Kalkınmada Etkisi Olan Unsurların Katılımcı GZFT Analizi İle Belirlenmesi: Antalya İli Döşemealtı İlçesi Örneği. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi., s.31-39. www.ziraatdergi.akdeniz.edu.tr
[11] Baydemir,N.A., Genç,M., Gür,M.Ş., Atasoy,D., Süplün,A. ve Kolbasar,Ö.F. (2015). İnsan Kaynaklı Mağara Tahribi Ve Yarasaların Korunması Üzerine Bir Ön Çalışma. Anadolu Doğa Bilimleri Dergisi 6 (Özel Sayı 2): s.191-197.
[12] Vuruşkan, A.ve Ortaçeşme, V. (2009). Antalya Kentindeki Doğal Sit Alanlarına İlişkin Sorunların İrdelenmesi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 22(2), s.179–190.
[13] Bideci, Ç.,Özkaya,G.,Çengel,E., Güneş,N, Samsa,M., Akgün,A., Sabolova,Z., Sidorjakova,R., Kuzmova,J., Grendelova,M., Timkova,E., Neger,C., Bodner,M., Rippitsch,B., Hirlander,D. And Bojan, S. (2011).  Students‟ Papers On Summer Tourısm. Akdeniz University. Comparison of Tourism Development Determinants in the European Union and Candidate Countries in the Process of Globalization on the Example of a Concrete Form of Tourism – 2st year: Summer Tourism, July 3-16, 2011 Antalya, Turkey, p.56.
[14] Bideci ve diğerleri (2011), p.57.
[15] Bideci ve diğerleri (2011), p.61.
[16] Bideci ve diğerleri (2011), p.62.
[17] Baydemir ve diğerleri (2015), s.191-197.
[18]  T.C.Orman ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Hassas Alanlar Dairesi Başkanlığı, Mağara Koruma Şube Müdürlüğü. 2012 Yaz Dönemi Çalışmaları. http://www.milliparklar.gov.tr/magara/magara_subesi.pdf (28.01.2017)
[19] Türkiye’nin Tabiat Anıtları. http://www.milliparklar.gov.tr/belge/ta.pdf (28.01.2017)
[20] Öncü, H.(2016). Kocain Mağarası Gibi Bir Değerin Kıymetini Bilememek Bu Olsa Gerek. http://www.turizmdosyasi.com/yazar.asp?yaziID=12524&Baslik=kocain-magarasi-gibi-bir-degerin-kiymetini-bilemem (28.01.2017).
[21] Baydemir ve diğerleri (2015), s.191-197.
[22] Kunt, K.B., Yağmur, E.A., Özkütük, S., Durmuş, H. ve Anlaş, S. (2010). Türkiye’nin Mağara Omurgasızlarının (Invertebrata: Animalia) Kontrol Listesi. Biological Diversity and Conservation – 3 / 2.s.30. www.biodicon.com
[23] Kunt ve diğerleri. (2010), s.33.
[24] Kunt ve diğerleri (2010), s.35.
[25] Kunt ve diğerleri (2010), s.35.
[26] Kunt ve diğerleri (2010), s.35.
[27] Kunt ve diğerleri (2010), s.35.
[28] Taylan, M.S., Russo, C.D., Rampini, M., and Cobolli, M. ( The Dolichopodainae and Troglophilinae cave crickets of Turkey: an update of taxonomy and geographic distribution (Orthoptera, Rhaphidophoridae). Zootaxa 2829, Magnolia Press, p.59–68.
[29] Alan, S. ve Ocak, A. (2009). Taxonomical and morphological studies on the genus Calamintha Miller (Lamiaceae) in Turkey. Biological Diversity and Conservation. BioDiCon 2/2, s.125-143. www.biodicon.com ; E. Tuzlacı, M. Saraçoğlu, ISTE 43390, C3 Antalya: Döşemealtı, Ahırtaş village, Kocain cave, 700 m, 5.12.1999.

-///-

Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:

“Kocain Mağarası” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Mürşidin Demircan’a aittir ve makale, yazarı tarafından (http://www.mursidindemircan.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Yazar: Mürşidin Demircan

mm
İktisatçı, maliye bilim uzmanı, serbest muhasebeci mali müşavir, bağımsız denetçi, turist rehberi, yürüyüş lideri, eğitimci, bilgisayar işletmeni, yazar. Kamu kurumlarında memur olarak görev yaptı. Özel sektörde SMMM, Turist Rehberi, Yönetici veya Koordinatör olarak çeşitli alanlarda çalıştı. Amatör olarak atletizm, halk oyunları, fotoğrafçılık, dağ ve doğa sporları ile uğraştı. Yayınlanmış kitap, çeviri ve makaleleri bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir